İçeriğe geç
Blog'a dön

Web analitiği: neyi ölçerseniz onu yönetirsiniz

·5 dk okuma·Vucod

Çoğu web sitesinde analitik kurulu. Google Analytics kodu yıllar önce eklenmiş, veri birikiyor, arada bir panele bakılıyor: "Bu ay 4.200 ziyaretçi gelmiş." Peki sonra? Sonrası genellikle yok. Veri toplanıyor ama hiçbir karar o veriden çıkmıyor. Web analitiği, panel açıp sayı okumak değildir; sorulara veriyle cevap verme alışkanlığıdır. Aradaki fark, arabanızın kilometre saatine bakmakla nereye gittiğinizi bilmek arasındaki fark kadar büyük.

"Neyi ölçerseniz onu yönetirsiniz" sözünün az söylenen ikinci yarısı da var: yanlış şeyi ölçerseniz yanlış şeyi yönetirsiniz. Bu yazı hangi aracı kuracağınızdan çok, neye bakacağınızı ve neye bakmayı bırakacağınızı anlatıyor.

Gösteriş metrikleri: sizi mutlu eden, işe yaramayan sayılar

Analitik panellerinin en büyük tuzağı, iyi hissettiren ama karar üretmeyen sayılardır. Ziyaretçi sayısı bunların başında gelir. "Bu ay 4.200 kişi geldi" tek başına ne söyler? Geçen ay 3.800'dü, artmış — güzel. Ama bu 4.200 kişi kim? Ne aradılar, buldular mı, içlerinden kaçı müşteri olma ihtimali taşıyor? Ziyaretçi sayısı bağlam olmadan sadece bir skordur ve skorlar strateji değildir.

Aynı aileden diğerleri: sayfa gösterimi, toplam oturum, sosyal medya takipçisinden gelen tıklamalar. Bunlar yanlış sayılar değil — yalnız başlarına anlamsız sayılar. Gösteriş metriğinin tanımı basittir: sayı yükselince ne yapacağınız değişmiyorsa, o bir gösteriş metriğidir.

Hemen sırada bir dürüstlük notu: "hemen çıkma oranı" (bounce rate) da sanıldığı kadar anlamlı değildir. Blog yazınızı okuyan, cevabını alan ve giden ziyaretçi "hemen çıkmıştır" — ama gayet memnun ayrılmıştır. Yüksek çıkma oranı bazen sorun, bazen görevini iyi yapan bir sayfadır. Bağlamsız okumayın.

Kurumsal site için gerçekten önemli olan sorular

Metriklerden değil sorulardan başlayın. Bir kurumsal sitenin analitiğinin cevaplaması gereken sorular kabaca şunlar:

Ziyaretçiler nereden geliyor ve hangisi değerli?

Trafiğin kaynak dağılımı (organik arama, reklam, sosyal, doğrudan, yönlendirme) tek başına yine skor. Değerli hale gelmesi için dönüşümle çaprazlanması gerekir: form dolduranlar hangi kaynaktan gelmiş? Ayda bin ziyaretçi getiren ama sıfır form üreten sosyal medya trafiği ile yüz ziyaretçi getirip beş form üreten organik arama arasındaki fark, pazarlama bütçenizin nereye gitmesi gerektiğinin cevabıdır.

Hangi sayfalar iş yapıyor, hangileri süs?

Her sitenin sessiz kahramanları vardır: az trafik alan ama form dolduranların yolu üzerinde duran sayfalar. Bir de tersi: çok ziyaret edilen ama kimseyi hiçbir yere taşımayan sayfalar. Bunu görmek için dönüşen ziyaretçilerin hangi sayfalardan geçtiğine bakın. Çoğu şirket, en çok emek verdiği sayfanın yolculukta hiç yer almadığını görünce şaşırır.

Ziyaretçi nerede kopuyor?

Teklif sayfasına gelen yüz kişiden doksan beşi formu açmadan gidiyorsa, sorununuz trafik değil o sayfadır. Basit bir huni kurun: ilgili sayfaya gelenler → formu görenler → göndermeye başlayanlar → tamamlayanlar. Hangi adımda en büyük kayıp varsa, çalışılacak yer orasıdır. Bu tek huni, çoğu sitenin analitikten alabileceği en yüksek getirili bilgidir.

Olay takibi: analitiğin gerçek işe başladığı yer

Analitik araçları kutudan çıktığında sayfa görüntülemeyi sayar. Ama sizin umursadığınız şeyler sayfa değil eylemdir: form gönderildi, telefon linkine tıklandı, dosya indirildi, video izlendi. Bunlara olay (event) deniyor ve kurulmaları birkaç saatlik iştir — ama çoğu sitede hiç kurulmamıştır. Olay takibi olmayan analitik, ciro yazmayan bir kasa defteri gibidir: hareket görünür, sonuç görünmez.

Kural olarak: sitenizin amacı sayılan her eylem (bir kurumsal sitede bu genellikle üç-beş eylemdir, daha fazla değil) bir olay olarak tanımlanmalı ve dönüşüm olarak işaretlenmeli. Gerisi bu temelin üstüne kurulur.

Olay takibinin yanına bir disiplin daha ekleyin: kampanya bağlantılarını etiketlemek. Bültende, reklamda, sosyal medyada paylaştığınız linklere UTM parametreleri eklemezseniz, o trafiğin bir kısmı panelde "doğrudan" görünür ve hangi çabanın işe yaradığını asla bilemezsiniz. Beş dakikalık bir alışkanlıktır; aylar sonra raporlara bakan kişiye saatler kazandırır.

Araç seçimi: GA4 mü, sade alternatifler mi?

Google Analytics 4 fiilen standart: ücretsiz, güçlü ve reklam ekosistemiyle entegre. Ama iki dürüst eleştiriyi hak ediyor. Birincisi, karmaşık — GA4 arayüzü, "ziyaretçi sayısına bakmak isteyen işletme sahibi" için değil, analist için tasarlanmış. İkincisi, çerez onayı gerektiriyor: KVKK ve GDPR dünyasında GA4 kullanan bir site, çerez bandı göstermek ve reddedenlerin verisini toplamamak zorunda — yani gerçek trafiğinizin bir bölümünü zaten hiç görmüyorsunuz.

Bu yüzden Plausible, Fathom, Matomo gibi sade alternatifler ciddi bir seçenek haline geldi. Çerezsiz çalışan kurulumları çerez bandı gerektirmez, panelleri tek ekranda okunur, veri toplamayı asgaride tutar. Karşılığında GA4'ün derin segmentasyonundan ve reklam entegrasyonlarından vazgeçersiniz; bir kısmı da ücretlidir. Bizim gözlemimiz: kurumsal sitelerin büyük kısmı GA4'ün yeteneklerinin küçük bir yüzdesini kullanıyor — o yüzdeyi sade bir araç da veriyorsa, herkesin gerçekten baktığı tek ekranlık panel, kimsenin açmadığı güçlü panelden iyidir.

Hangi aracı seçerseniz seçin, bir kaynağı unutmayın: Google Search Console. Analitik aracınız ziyaretçinin sitede ne yaptığını gösterir; Search Console ise siteye gelmeden öncesini — hangi aramalarda göründüğünüzü, kaç kez tıklandığınızı — gösterir ve ücretsizdir. İkisi birbirinin yerine geçmez, birbirini tamamlar.

Veriyi alışkanlığa çevirmek: aylık on beş dakika

Analitiğin işe yaraması kurulumla değil ritüelle olur. Önerimiz mütevazı: ayda bir, on beş dakika, üç soru.

  1. Dönüşümler geçen aya göre ne yaptı? Sayı değil eğilim: artıyor mu, azalıyor mu, neden?
  2. Dönüşenler nereden geldi? Hangi kaynak, hangi sayfalar üzerinden?
  3. Bu ay ne değiştireceğiz? Veriden tek bir eylem çıkarın: bir sayfayı düzeltmek, bir yazı yazmak, bir kaynağa ağırlık vermek. Tek eylem yeter.

Bu on beş dakika, günlük panel bakma alışkanlığından daha değerlidir. Günlük bakış gürültü gösterir — trafik doğal olarak dalgalanır ve her dalgaya tepki vermek sizi yorar. Aylık bakış eğilim gösterir; kararlar eğilimden çıkar.

Son bir sınır çizelim: analitik size ne olduğunu söyler, neden olduğunu söylemez. "Fiyat sayfasından çıkışlar yüksek" verisi, fiyatın mı yüksek, sayfanın mı anlaşılmaz, hedef kitlenin mi yanlış olduğunu söylemez. O cevap müşterilerle konuşmaktan, kullanıcıları izlemekten, yani veri panelinin dışından gelir. Analitik pusuladır; rotayı yine siz çizersiniz.

Analitiği baştan doğru kurulmuş — olay takibi, huniler ve sade bir panelle — bir site istiyorsanız Vucod'a yazın: vucod.com; her başvuruya 48 saat içinde dönüyoruz.

Etiketler:web analitiğigoogle analyticsolay takibidönüşümveri